23. 2012-2014 YÖNETİM DÖNEMİ Başkan Av. Alev Toker
Tarih: 10.02.2014
Gönderilen: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı
T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı
T.C. Adalet Bakanlığı
T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı
T.C. İçişleri Bakanlığı
T.C. Milli Eğitim Bakanlığı
T.C. Sağlık Bakanlığı
T.C. Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı
Gönderen : Türk Hukukçu Kadınlar Derneği
Konu : 23 Ocak günü Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun açılışını yaptığı, Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Barosu ile birlikte düzenlediğimiz “Çocuk Gelinler” panelinde, mesleki bilgilerini paylaşan konuşmacıların ve de katılımcıların değer kattığı toplantı sonucunu, sorumluluğumuz gereği, sadece mesleki faaliyette bulunan Sivil Toplum Kuruluşu olarak, “Çocuk Eğitimi, Çocuk Sağlığı, Toplum Yararı” olduğundan mümkün olduğu kadar çabuk netice alınabilmesi için arz ediyoruz.
.................................................................................................................
.............................................
Yukarıda izah ettiğimiz bu durumda neler yapılabileceğini, alınacak tedbirlerin neler olması gerektiğini tespit edip çareleri acilen yaşama geçirilmelidir.
Şöyle ki;
Öncelikle ve bilhassa kırsal alanda bahse konu durumlar (evlilik ve doğumlar) çok sıkı takip edilmeli, Kolluk Kuvvetlerine ve Kamu Görevlilerine bu törenlerin vetörelerin takip ve ihbar edilmesi mecburiyeti ve bu görevlerini ciddi olarak takip etmekte ihmali olanların T.C.K. göre cezalandırılacakları resmi makamlarca ivedilikle ihtar edilmelidir. Cezaların erteleme olmayacak şekilde suçlulara tatbiki, gerekirse arttırılması, suçların işlenmesinde muhim bir caydırıcılık sağlayacaktır.
1.Muhtarlıklara, köy kahvelerine, karakollara –bu gibi işlemlerin- suç olduğunu,
ailelerin, resmi görevlilerin, bunları öğrendikleri halde, suçluları ihbar etmemeleri halinde, aynı suça iştirak etmiş sayılacaklarını ve neticeten mahkum olacaklarını bildiren yazılar konulmalı ve cezalar arttırılmalıdır. Bu suretle “haberim yoktu”
savunmasının önüne geçilebileceğini düşünmekteyiz.
2. Okullarda da bu iş ciddiyetle –bilhassa kız çocuklarının neden okula gelmediği- takip edilmelidir. Bu durumun öğretmen müdürler, aileler ile temas edilip tespitinde resmi makamlara ihbar edilmelidir. Bilhassa kırsal alanlardaki okullarda, taşımalı köy okullarında ilk ve orta öğrenimde bu durum ciddi olarak takip edilmelidir.
3. Kız ve erkek çocuklarının eğitim-öğretimde tutulmasının zorunluluk haline getirilmesi, 12 yıllık kesintisiz nitelikli eğitim ile bu çocukların zorunlu olarak okula devamının sağlanması ve kırsal bölgelerden de okula ulaşabilirliğin Devlet tarafından sağlanması gerekliliği hem eğitimli genç işgücü için hem de Okula gidemeyen kızı, tek seçenek olarak gösterilen, hayat tercihlerini azaltan,erken evlilikten kurtarmak için önemli olmakta,ve sonuçları Türkiye için son derece olumlu, Uluslararası alanda dikkat çekici istatistiklere ve sonuçlara ulaşılmasını sağlayabilecektir.
4. Göç alan bölgelerdeki kız/erkek çocuklarının durumları sıkı bir şekilde takip edilmelidir.
5. Kız çocuğun resmi akit olmadan evlendirilmesi durumunda; bedensel ve ruhsal rahatsızlıklar, şiddet, sağlıksız doğumlar için, sağlıksız bebekler için, bebek ölümleri için risk faktörü oluşturdukları bilindiğinden. Bebek ölüm istatistikleri ve bebek terk istatistikleri kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
6. Bu konuda İç Hukuk Hükümleri ve Evrensel Değerler nazara alınarak Devlet Kurum ve Kuruluşları, Sivil Toplum Kuruluşları ortak iradesi ortaya konulmalıdır.
7. Çocuk Koruma Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve Türk Ceza Kanununda çocuğun yaşına ilişkin çelişkiler giderilmelidir.
Bu raporumuzun “Çocuk Gelinler” konusundaki çalışmalar sırasında önemle gözönünde tutulmasını takdirlerinize arz ederiz.
Saygılarımızla,
TÜRK HUKUKÇU KADINLAR DERNEĞİ
Yönetim Kurulu adına
Başkan
Av. Alev TOKER